Yukarı Çık

GÜNDEM OLDUKTAN SONRA MEVZU ÜZERİNE KONUŞMAK...

24 Ekim 2017 Salı 14:27:01
407 kez okundu.

Medya organlarımızda bu hafta içerisinde gerçekleştirilen tartışma programlarında bilhassa ‘’eğitimi’’ üzerine konuşmaların arttığını fark etmiş olmalısınız. TEOG (liseye geçiş ) sınav siteminin değişimi, YGS-LYS (üniversiteye geçiş ) sınav sisteminin değişimi GERÇEKLEŞTİKTEN SONRA tartışma programlarında gündem oldu ve akil insanlar konuyu masaya yatırdı. Aslında bu tarza o denli alıştık ki e ne var bunda diyoruz iç ses olarak..

Tıp alanında çokça yaşıyoruz benze durumu. Dişimiz çürüdükten sonra doktora gidiyoruz, kalp krizi geçirdiğimizde ki mecburen.. sorun ortaya çıktıktan sonra çözüm arama yolunu seçiyoruz, önleme dayalı , erken teşhise dayalı bir sağlık altyapımız yok ne yazık ki. Sağlık kuruluşlarının yetersizliği olarak algılanmasın ,alışkanlıklarımıza sirayet etmiş öteleyici karakterimizden, kalıcı değil günü kurtarıcı çözümler üretmeye çalışan fikir ve kültürel altyapımızdan kaynaklanan bir durumdan ötürü..

Şehirler kuruyoruz mesela, bulunulan coğrafyada fiziki altyapıya göre gelişigüzel. Şehrin yapılanmasını planlayanlar yüz sene ikiyüz sene beşyüz sene sonrasını düşünme gereği duymadıkları için o günün şartlarında ne varsa Allah ne verdiyse oluşturuyor plansız yerleşkeyi, üzerinden çok değil elli sene geçiyor ve kentsel dönüşüm projeleri geliştirme gereği duyuyoruz.

Ölümlü kazalar yaşandıktan sonra farkediyoruz yolda yeterli ikaz levhaları olmadığını, yayayı hesaba katmadığımızı yolu yaptıktan sonra farkediyoruz  ve ekleme çözümler üretmeye çalışıyoruz yine günü kurtarmaya çalışan pratik çözümlü..

Saatlerce yapılan spor programları.. Maç bittikten sonra ! yapmış olduğumuz analizlerin ne o maça ne de o takımın bir diğer maçına faydası olduğunu düşünmemekle birlikte , maç sonrası yapılan analizlerin onda biri oranda Türk gençliğinin spora yönlendirilmesine , okullarımızda spor altyapılarına, olimpiyatlarda niçin yeterince sporcumuzun olmadığına, Almanya’daki üç-beş milyon Türk nüfusu içerisinden onlarca kaliteli futbolcu çıktığı halde seksen milyonluk Türkiye’den niçin doğru dürüst bir milli takım çıkaramadığımıza…

Bu ve benzeri örnekler farklı alanlarda fazlasıyla artırılabilir. Peki bu deneme yanılmalarımız nereye kadar sürecek ?  Sorun ortaya çıkmadan geleceğe yönelik çözüm odaklı planlamaları ne zaman yapabilir hale geleceğiz ? Belli başlıklarda gelişme kaydediliyor elbette. Lakin işin en temel noktası olan ve diğer etkenleri de şekillendirecek  ana unsur olan EĞİTİM hususunda yaptıklarımızı, yapamadıklarımızı ne zaman tam anlamı ile masaya yatırıp, sektörel anlamda Türkiye’nin ihtiyacı olan yetişmiş insan gücü, Dünyada ihtiyaç görülen yetişmiş insan gücü başlıklarına göre planlamalar yapıp, o çerçevede eğitim verir hale geleceğiz ? Deneme yanılmalardan vazgeçip, günü kurtarma yaklaşımları yerine köklü geçmişimizden dersler çıkartıp ( bu arada toplumların , devletlerin hafızası dediğimiz tarih dersi neredeyse müfredattan çıkarılacak hale gelecekti ki direkten dönüp sınav sistemine yeniden dahil edildi – bir hafta gibi kısa bir sürede..) ufkumuzu açacak politikalar, planlamalar yapar hale geleceğiz ?

Tüm sorulara cevap niteliğinde mini bir test :

20 – 29 Ekim arasında gerçekleşecek 4. Ordu Kitap Fuarına katılım gösteren kişi sayımızı şehir nüfusumuza bölüp, içler dışlar çarpımı yapalım.. Kaç çıktı ??

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. Tarafımızdan izin alınmadan, kaynak gösterilse dahi kullanılamaz.