Yukarı Çık

LİSE SEÇİMİNDE NELERE DİKKAT ETMELİYİZ!

22 Mayıs 2017 Pazartesi 08:22:34
1401 kez okundu.

     TEOG sonrası pek çok aile çocuğunun gidebileceği lise seçenekleri üzerinde mutlaka düşünür. Bu dönemde kafamızda  birçok  soru işaretİ  oluşur.

      Lise dönemi, 14-18 yaş aralığındaki gençlerin,

                                              Ergenliği yoğun yaşadıkları

                                              Kimlik arayışında oldukları

                                              Yetişkin hayatına hazırlandıkları

                                              Kendi potansiyellerini keşfettikleri

                                              Kariyer hedefleri oluşturdukları

                                              Üniversite planlaması ve hazırlığı yaptıkları bir dönemdir.

      Bu nedenle lise eğitimi, hem gencin ihtiyaçlarını hem de ailelerin beklentilerini karşılayabilmelidir.

      İyi bir lise her şeyden önce sağlıklı ve güvenli bir okul ortamı sunmalıdır. Fiziksel olanakları bakımından yüksek donanıma sahip olmalıdır. Spor salonu, konferans salonu, laboratuar  ,sanat atölyesi vb. olanakların olduğu okul ortamları ders dışı etkinliklere zemin hazırlarken gençlerin kötü alışkanlıklar edinmesine engel olur; hem fiziksel hem de ruhsal gelişimlerini destekler.

      Tüm bunların ötesinde mevcut sistemde ‘’eğitim’’ en önemli kriterlerin başında geliyor. İyi bir lise, genci hem hayata  hem de üniversiteye hazırlamalıdır. Sınav başarısı, hayat başarısını getirmez. Dolayısıyla genci sadece sınavlara hazırlamak yeterli değildir.  Onları daha sorumlu, daha lider, daha özgüvenli hale getirecek becerileri kazandırmak da gerekir. Bu yüzden  , ilk 2  yıl temel derslerin yanında  , çocukların sosyal  ve dil gelişimi üzerinde yoğunlaşmalı ve  son iki yılda ise  tamamen YGS-LYS’ yi  ön plana çıkaran liseler tercih edilmelidir. Ancak YGS ve LYS’ deki soruların dört yıllık lise müfredatından geldiği de unutulmamalıdır.

       İyi bir lise, müfredatı sadece kağıt  ve  kalemle vermemelidir. 9. ve 10. sınıftaki matematik, fen bilimleri derslerinde müfredatı hem özümseyerek hem projeler, yarışmalar ve etkinliklerle yaşantısal öğrenme modelini ön plana çıkararak öğrencilerin bilimi sevmelerini ve daha kalıcı öğrenmeler elde etmeleri sağlanmalıdır. Güçlü bir akademik altyapıya sahip olmak, öğrendiklerimizi uygulamak ve bilimi sevmek ile olur. Ezberden öte özümseyerek öğrenen, kendini bilgiyle doldurmak yerine bilgiyi kullanan, yalnızca testlerde değil, okullar arası kültür, sanat, spor, bilim gibi her dalla ilgili çalışmalarda başarılı olan, birikimi yüksek gençler yetiştirmek gerekir.

         Gençlerin yürüdüğü bu uzun ve engebeli  yolda hedeflerinin net olması yani kendilerine en uygun mesleği seçebilmeleri için okullarında güçlü rehberlik servislerinin olması gerekir. 9. sınıftan itibaren kendi özelliklerini keşfetmek ve bunlara uygun meslekleri tanımak  ve tanıtmak gerekir. Üniversite gezileri ,mesleki gözlemler , okullara davet edilen çeşitli meslek sahibi kişilerin deneyim aktarımları vb. ile  farkındalık  yaratmaya çalışmak işin en önemli parçası diye düşünüyorum.

        İyi bir lise ,öğrencilerinin kariyer planı yapmalarına destek olmalı, yurtiçi - yurtdışı üniversite başvurusu ve tercihler konusunda uzman birimlere sahip  olmalıdır  .

         İyi bir lise , öğrencileri hem ulusal değerlere hem de evrensel değerlere sahip çıkıp koruyan ,vatanını, milletini ,ülkesini seven ve bu uğurda devamlı çalışan nesiller yetiştiren ve aynı zamanda birer dünya vatandaşı olmaları konusunda destek veren bir  yer olmalıdır.

         Bugün gençler online araçlarla dünyanın bir ucundan diğer ucuna rahat iletişim kurabiliyorlar, gezi ve projelerle çok kolay yurtdışına çıkabiliyorlar. Dolayısıyla ‘’Yabancı Dil’’, bir lise genci için olmazsa olmaz, kazanılması gereken en önemli becerilerden biri haline dönüşüyor. Artık  lise öğrencilerinin çoğu yabancı dille eğitim veren üniversitelere gitmeyi hedefliyor. Hatta  bir kısmı yurtdışındaki üniversiteleri hedefliyor. Gerek Türkiye’deki üniversite eğitiminde gerek yurtdışı üniversite eğitiminde İngilizce çok gerekli ve önemli, üniversite sonrası iş dünyasında da bu çok önemli bir husus. Bu nedenle iyi bir lise çok iyi bir İngilizce eğitimi vermeli.

        İyi bir lise sadece sayısal derslerde, sosyal bilimlerde ve sınavlarda değil, sanat ve sporda da öğrencilerini kendini ifade edebilecek, hatta başarılara imza atabilecek şekilde yetiştirmelidir.

         İyi bir Lise ,sağlam ve etkili  Üniversite hazırlık yapabilecek   güçlü kadrolardan oluşmalıdır . Ülkemiz maalesef bir sınav ülkesi. Mevcut eğitim sistemimizin ihtiyaçları karşılayamadığı  düşüncesi  ;  herkesi yıllardır Dershane-Özel ders-Etüt merkezi-Özel öğretim kurumları vb. yerlere mahkum etti. Sınav hazırlığı için daha çok bedeller ödemek zorunda kalındı. Bu kurumlara duyulan ihtiyaçları ortadan kaldırmak ve okullarımızı bu anlamda yeterli hale getirmek  sanırım eğitimde çağ atlatmak anlamına gelecek .Ben doğru yerin sadece okul olduğunu savunan biri olarak diyorum ki: bütün okullar elini taşın altına koymalı ve öğrencinin tüm akademik ihtiyaçları okul içinde sağlanmalıdır .Tabi burada  zamanında  ders çalışmayan ,hiçbir zaman ders çalışmayı sevemeyen veya yeteneği bu anlamda sınırlı olan öğrencilerimiz için yapılabilecek çok da bir şey yoktur .Onları  yetenekleri doğrultusunda başka alanlara kanalize etmek gerekir .

        İyi bir lise üst düzey konu anlatabilen donanıma sahip öğretmenlerden oluşmalıdır  .  Çocuklara  tüm branşlarda her türlü soru çeşidini gösterebilmeli ve sonra da ödevlendirebilmelidir . Maalesef  günümüzde 300-500 soru verip çocukların bunları kısa zamanda çözmeleri istenmekte. Aslında hızlı geçilen konudan sonra bir de her  çeşit sorudan çözmeden ödevlendirmek  öğrenciye yapılmış olan büyük  bir haksızlıktır ve büyük bir işkencedir. Yarış atı gibi koşan çocukları gören anne-baba ise maalesef bu durumdan pozitif sonuçlar çıkarmakta; sabahlara kadar çalışıyor ,okul çok iyi çalıştırıyor ve ödevlendiriyor şeklinde düşünebilmekte.500 soru yine verilmeli ancak öncelikle öğretmenler  iyi bir aktarım  yaptıktan sonra  bu yapılmalıdır .Kimse kimsenin sırtından nemalanmamalıdır .Düzeltelim derken , Psikolojisi bozulmuş ve asosyal olmuş  nesilleri acaba biz mi yaratıyoruz diye sormak geliyor içimden .

Hayatta Tüm Önemli Tercihlerinizin Doğru Çıkması Dileğiyle…

Hoşçakalın….

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. Tarafımızdan izin alınmadan, kaynak gösterilse dahi kullanılamaz.