Yukarı Çık

ANADOLU'DAKİ ÇİFTÇİ DE KARADENİZ'DEKİ...?

12 Şubat 2017 Pazar 16:50:20
1981 kez okundu.

Maalesef son yılların Karadeniz'de değişmeyen konusu, olmazsa olmazı fındık. Fındık fiyatında oyanan oyun ve müdahaleninin gerekliliği artık şart. Bunu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da deklare etmiş durumda zaten. Bu saatten sonra elinde fındık olan üretici kazanacak inşallah ama elindeki fındığı çıkartanlar. Asıl paraya ihtiyacı olan ve ihtiyacı nedeniyle elinden fındığını çıkartanlar ne olacak sorusunu sormak, düşünme yetisinden büyük bölümünü kaybetmemiş insanlar için çok basit bir durum aslında.

Önümüzdeki günlerde fındıkta müdahale alımı olası. En azından elinde fındığı olanlar maliyetinin yukarısına satacaklar ama hadi elindekileri satmış olan üreticileri de geçtik, gelecek sene ürün toplayacak üretici ne olacak? Bu oynanan oyun gelecek sene oynanmayacak mı? İlla ki oynanacak. Anlam veremediğim şekilde meşhur çikolata firması Türkiye'den fındığı çeken tek firma. Ve bu da fındığın iplerini bu adamların eline veriyor. Bu firmaya bizden fındık alma mı kardeşim diyeceksin. Seneye yine aynı tablo olduğunda her sene ayrı ayrı müdahale mi edilecek? Yine üreticilerin çoğu zararına mı fındık satacak?

Tüm bunların önüne geçmenin tek yolu var. Anadoluda hububat yetiştiren çiftçi TMO'ya ürününü satıyor. Tekel firmaymış, sanayiciymiş, don vurmuş, bu sene hububat çok olmuş, hiç bir sıkıntısı yok. Çünkü karşısındaki muhattap devlet. Ya Karadenizdeki... Muhattap kim belli değil. Karadeniz'de üreticinin ürününü sattığı tüccar. Devlet güvencesi satışın hiçbir yerinde yok. Peki bu durumda Anadoludaki çiftçi de Karadenizdeki ne oluyor? sorusu akıllara geliyor. Bizim fındığımız niçin devlet tarafından alınmıyor. Demin belirtmiştim ya tekel firmaya bizden fındık alamazsın mı diyeceksiniz diye. Aslında demenin bir yolu var. O yolda her yıl fındık alımı. Hep söylenmiyor mu Türkiye'nin ürettiği fındık kendi iç tüketimine yetiyor diye. Peki yurt dışından da fındık alınmasına rağmen niye hep üreticinin hakkı yeniyor. Devlet her yıl fındığını alırsa malum firmada bu fındığı devletten alacaktır. Yani devletin belirlediği fiyatın altına piyasa düşmeyecektir. Anadoluda olduğu gibi. Olması gerektiği gibi. Devlet fındık alımı gerçekleştirmediği her yıl, bu sıkıntı, bu tablo yaşanacaktır. Fındık sıradan bir ürün değildir. Milyar dolarlar kazandıran ihracat ürünüdür. Bu sistemle hem ülke hem üretici kazanır. Kanım olması gerekenin bu sistem olduğu yönündedir.

Devletin yapması gereken sadece bu değil tabiki. Aslında tüm paydaşların yapması gerektiği şeyler var. Onları sıralayalım. Bu adımlar atılmazsa 10 sene sonrasında Türkiye fındıkta söz sahibi bir ülke olamayacaktır. İşte o zaman asıl üreticinin halini siz düşünün. Aşağıdaki kelimeleri üretici-ziraat odaları-tüccar-sanayiciler ile görüşerek, onlardan bilgi alarak ve süzgeçten geçirerek yazdığımı belirtmek isterim.

İlk olarak şuradan başlayalım. Geçtiğimiz yıl Ordu’da dekar başına 40 kg fındık alındı. Peki bu rakam Çin’de kaç biliyormusunuz? 400 kg. Neden çünkü modern tarım yapıyorlar. Bahçeleri genç. Üstelik toplama maliyeti ise yok denecek kadar az. Ya bizde tablo nasıl? Bahçelerimiz yaşlı, üretici profesyonel değil. 11 ay memur 1 ay çiftçi. 11 ay işçi 1 ay çiftçi. Bu bizden kaynaklanan. Bir de asıl can yakan tablo var. Devletin kurumlarının yapamadıkları…

Kurulalı neredeyse bir asıra yaklaşan Fındık Araştırma İstasyonumuz var. Bunca yıl fındıkta her şey değişmiş, iklim bile değişmiş. Don olayında patoz sesi yükselmeyen ilçelerimiz oluyor. Fındığa don vurdu deniliyor. Eyvallah olası bir olay gibi gözüküyor. Çin’de -40 derecede yetişen fındığı gördüğümüzde ise bu durum bizi adeta deli ediyor. Onlarca yıl fındıkla iç içe olan bir kurum daha yeni üretime başlayan Çin kadar olamamış. Soğuğa dayanıklı fındık türü geliştirememiş. Allah aşkına ne geliştirmeyi düşünüyorsunuz istasyon olarak. Gerçekten istasyonmuşsunuz.

Yazıyı özetleyerek fındığın reçetesini ortaya çıkaralım…

-Üretici ürünün devlete satmalı, zarar değil kar etmeli. Devlette fındıktan kazanmalı.

-Bahçelerimiz gençleştirilmeli,

-Fındık Araştırma İstasyonu değişen iklime dayanıklı tür geliştirmeli, destekle bu tür ekilmeli

-Modern tarım uygulamalarına geçilmeli

-Üreticimiz profesyonelleşmeli. Bahçesinden doyabilmeli, meslek edinmeli.

-Akademisyenlerimiz kaloriferli sınıflardan vize bütlerden çıkmalı, tarlaya inmeli…

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. Tarafımızdan izin alınmadan, kaynak gösterilse dahi kullanılamaz.