Yukarı Çık

FINDIKTA KALICI ÇÖZÜM!

2 Şubat 2017 Perşembe 10:31:14
4481 kez okundu.

Fındıkla ilgili özellikle fiyat konusundaki sıkıntılara çare bulamadıkça, haliyle fındık illerinde gündemin ilk 3 maddesinden biri fındık fiyatı oluyor.

Fiyatın arzulanan seviyede olmamasına gerekçe olarak gösterilen faktörler genellikle sektörde tekelleşme etrafında dönüyor.

Haksız bir gerekçe de değil. Ordu başta olmak üzere Türkiye’deki fındık illerinde faaliyet gösteren büyük küçük fındık manavlarının yüzde 90’ı tek bir firmaya fındık satışı gerçekleştiriyor. Çünkü Avrupa’nın hatta dünyanın en büyük alıcısı malum…

Bununla ilgili eleştirilerimizi yaparken de ihracatçılarımızı ve manavlarımızı eleştiriyoruz ancak, ortada tek bir alıcı varken ve rekabet yokken neden ihracatçıları suçluyoruz? Malum firmayı boykot edip fındığı çöpe mi atacaklar?

Bizim daha akılcı ve kalıcı çözümler üretmemiz gerekiyor. Bu da projelerle oluyor. Eğer tekelleşme varsa rekabet yok demektir. O halde rekabeti sağlayacak bir proje sorunun kalıcı çözümü için şarttır.

Kürsülerden, gazete köşelerinden ya da  ekranlardan hiçbir proje üretmeden devlet fındık alsın, müdahale etsin gibi çağrılar yapmak ne kadar çözüm olabilir? Geçici çözümler üreterek ne kadar ilerleyebiliriz? Bu soruların cevabını da bulmamız mümkündür.

Örneğin, talihsiz bir kaza geçirdiniz ve bacağınız kırıldı. Çok derin ağrılarınız var, acı çekiyorsunuz. Hemşire ağrı kesici veriyor acınız ortadan kayboluyor. Peki, sürekli ağrı kesici kullanarak kırık bacağı tedavi edebilir miyiz? Ağrı kesici bizi geçici olarak rahatlatacaktır ama eninde sonunda ameliyat olmazsak, doğru müdahale yapılmazsa bacak kesilir. O halde bizim geçici çözümlerle günü kurtarmayı değil, kalıcı projelerle geleceği kurtarmaya ihtiyacımız var.

Türkiye Ziraat Odaları Birliği en büyük, en güçlü ve en yaygın üretici kuruluşudur. Örneğin TZOB, Türkiye’deki fındık illeri Ordu, Sakarya, Giresun, Samsun, Düzce, Trabzon, Zonguldak, Kocaeli, Artvin, Bartın, Kastamonu, Rize ve Sinop’u organize ederek; bu illerde faaliyet gösteren ihracatçıları bir masa etrafında toplayıp, ortaklık çerçevesinde bir entegre tesis kurulması için ikna etse ve bu tesis yalnızca Avrupa ile Asya’ya fındık mamulleri ihraç ederek iç tüketimi arttırmış olsa hoş olmaz mı? Tekel diye bahsettiğimiz firma ürünlerini 10’a satıyorsa bizim bu ortak kurduğumuz marka ürünü kaynağından aldığı için 9’a satsa ve biz bu dev projeyle devletin kapısını çalarak, milli ürünümüz fındıkta rekabeti arttırmak için ortaya koyduğumuz bu projeye destek istesek devlet bizi kapıdan çevirir mi? Asla.

Yukarıda sadece bir örnekten bahsettik. Bu ve bunun gibi yüzlerce kalıcı çözüm sağlayacak proje üretilebilir.

Artık 400 bin fındık üreticisini temsil edenlerin, geçici çözümler için ekranlardan çağrı yapma safhası bitmiştir. Fındıkta çözüm, ortaya sorunları büyük oranda ortadan kaldıracak projeler koyup, işte o zaman devletin kapısını çalma zamanı gelmiştir. Aksi takdirde hiçbir çalışma yapmadan sadece devlet destek versin dersek, biz geçici çözümlerle rahatladığımızı sanarken, başkaları gücüne güç katmaya devam edecektir. Devlete fikir değil proje götürmeliyiz!!!

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. Tarafımızdan izin alınmadan, kaynak gösterilse dahi kullanılamaz.