Yukarı Çık
Mehmet Sabri Uğurbaş

Mehmet Sabri Uğurbaş

10 TL ÜRETİCİYE ZARAR, 15 TL HERKESE YARAR, 20 TL FINDIĞA ZARAR!

FINDIK FİYATI...

16 Aralık 2015 Çarşamba 11:06:48
2047 kez okundu.

2015 fındık sezonuna girdiğimiz günden bu yana Ordu’da ekonomik gündemin ilk maddesi hep fındık fiyatı oluyor.

Üreticilerin 15 TL fiyat beklentisine karşılık, fındığın ilgili kurum temsilcilerinin bir kısmı da 15 TL hatta daha fazla fiyat olacağı yönünde üreticiyi beklemeye teşvik ederken, bir kesim ise üreticiyi beklentiye sokmanın doğru olmadığını ve ortalama 12 TL bandındaki fiyatın fındık için iyi olduğunu ifade ediyor.

Üreticilerin bir kısmı acil ihtiyaçları olmasından dolayı sezon başında fındığını emanete bırakma ya da satmak üzere pazara indirdi. Bu durum içerisinde bulunduğumuz Aralık ayına kadar devam edince, tüccar elindeki emanet fındığı çoktan Avrupalı alıcılara gönderdi. Böylece üreticinin emanete bıraktığı fındık hammadde olarak işlendi ve raflarda çikolata, ezme gibi çeşitli ürünler olarak yer aldı.

Yaklaşık bir ay öncesine kadar borsalarda 13, serbest piyasada 14,5 TL civarlarına kadar yükseliş gösteren fındık fiyatını gören üreticiler, 15 TL hayalinin de bir adım ötesine geçince, 20 TL sesleri yükselmeye başladı ancak Avrupalı alıcıların stok yapması ve son birkaç haftadır alım yapmaması nedeniyle fındık fiyatı bir anda tekrar 11 TL bandına geriledi.

Bugün 11 TL bandında seyreden fındık fiyatı elinde fındığını bekleten üreticileri de tedirgin ediyor. Üreticiler, 2015 sezonunda büyük bir kararlılıkla fındığı bekletmeye devam etse de, rekoltenin 3’te 2’lik kısmı çok pazara indi ve sanayide işlendi. Geri kalan 3’te 1’lik kısmın birazı tüccarın, birazı da üreticinin elinde stokta bekliyor. Avrupa’nın kutladığı noel bayramının da fiyattaki durgunlukta büyük bir etkisi var.

Fındık pazarı düşünüldüğünde üretim sürekli devam etmek zorunda. Bu da fındığın hiçbir zaman elde kalmayacağı anlamına geliyor. Yani Dünya’nın en kaliteli fındığını üreten Türkiye’nin en fazla fındık üreten ili konumundaki Ordu’nun fındığını havada kaparlar.

Fındığın önünün bu denli açık olması üreticimize ve Ordu’ya ekonomik bir özgüven kazandırsa bile bunu abartmamamız gerekiyor. Çünkü, Dünya’nın bir çok yerinden uzmanlar Türk fındığını inceliyor ve bilim o kadar ilerledi ki, aynı kaliteyi yakalamaları an meselesi. Hatta maalesef bölgemizde fındıkta bilinçli ve makineli tarımın gerek arazi yapısı, gerekse de yılların verdiği alışkanlıklardan dolayı ilerleyememesi bizi bu anlamda bir adım geri düşürüyor. Unutmamalıyız ki, bizim oksijenimiz, yüksek rakımda doğal yetişen fındığımız, üreticilerimiz gerekli bakımları yaptığı sürece her zaman kalitesini koruyacaktır. Ancak makineli tarımın maliyeti ve dolayısıyla da ürün fiyatını düşürdüğünü unutmayalım. Avrupalı üreticiler makineli tarım sayesinde üretim maliyetini azaltarak, daha düşük fiyatlara ürün satsa da lezzet ve kalitesi tartışılmaz olduğu için sanayinin ilk tercihi Türk fındığı olmaya devam ediyor.

Bilmemiz gerekiyor ki, bizim fındığımız her zaman ilk tercih olacaktır fakat fiyat çok abartılı olmadığı ve sanayicinin maliyetlerini zorlamadığı sürece…

İlerleyen yazılarımızda bu konuları da detaylarıyla işleyeceğiz elbette ama önce fındık fiyatıyla ilgili konumuzu noktalayalım. Fındıkta 2014 özel bir se3zondu ve don afeti fiyatları da rekolteyi de alt üst etti. Dolayısıyla bir önceki sezona bakarsak 2013 yılında 5 – 6 TL seviyelerinde olan fındık bugün 11 – 12 TL aralığında alıcı bulmaktadır. Yani yüzde yüz bir artış göstermiştir ve bu üreticinin lehinedir. Aynı zamanda destekleme ödemelerinin de devam etmesi büyük bir gelişmedir.

Elbette bugünkü fiyat, bizim fındığımızın hak ettiğinin altındadır. Ancak çok afaki fiyatlar beklentisi içerisinde olmak da fındığın geleceği için çeşitli riskleri ortaya çıkarır.

Konuyu tüm açılardan değerlendirirsek, üreticinin, tüccarın ve sanayicinin hem kazanacağı hem de fiyat tartışmalarının son bulacağı rakam 15 TL’dir. Fındığımızın hakkını vermek gerekir. Üretenin de satanın da işleyenin de kazanabileceği makul bir fiyattır. 10 TL bandı üreticinin hakkını alamadığı ve fındığın değerini bulamadığı bir seviye olur.

Dolayısıyla bu rakamlara bakarsak, 20 TL gibi rakamlar üreticiye ve ürüne zarar verebilir. Fındığı hammadde olarak işleyen sanayiciler, bu rakamı çok yüksek bularak başka ülke fındıklarına ya da başka ürünlere yönelebilirler. Bunun örneğini geçmişte yaşadık. 2014 sezonunda bugünkü rekoltenin neredeyse 4’te biri oranında rekolte olmasına yani fındık olmamasına rağmen fındık fiyatı 21 TL’de zirve yapmıştı.

Yani normal bir süreç ve rekolte miktarında 20 TL fiyat beklemek hayal kurmak ve gerçeklikten uzaklaşmak olacağı gibi fındığın geleceğini de olumsuz etkileyebilir. Kısacası herkese kazandıracak ve makul olacak rakam 15 TL’dir.

Sürece bakarsak da sezonun kapanmasına daha uzun zaman ve stoklarda da az fındık var. Yani üretici sabrederse işler iyiye gidiyor gibi bir görüntü var.

Fındık bölgemizin can damarıdır ve hakkını almalıdır.

Hoşçakalın.

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. Tarafımızdan izin alınmadan, kaynak gösterilse dahi kullanılamaz.